" /> Kısıtlama Davası
info@diclelaw.com 0 232 332 19 10

Kısıtlama Davası

 

Kısıtlama Davası hakkında merak edilen tüm soruların cevaplarınız derlediğimiz yazımızı okuyabilirsiniz.

 

Kısıtlama Davası Nasıl Açılır?

 

Kanunda sayılan hallerin ve aranan şartların varlığı halinde bu dava açılabilir. Daha iyi anlamak için hangi hallerin kısıtlamaya yol açacağına bakmak gerekir.

 

Şöyle ki; aşağıda açıklayacağımız bu hallerinin varlığı durumunda kısıtlama kararı verilebilir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, kısıt altına alınacak kişi hakim tarafından dinlenilmeden kısıtlama kararı verilmesi mümkün değildir.

Kısıtlama Davası

Kısıt kararı verilebilecek hallerden biri akıl hastalığı veya akıl zayıflığıdır. (demans, alzheimer, şizofreni vb) Bu nedenle iş göremeyecek durumda bulunan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ya da korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken kişiler kısıtlanır.

Bu sebepler açılacak kısıtlama davasında ancak tam teşekküllü bir devlet hastanesinden resmi sağlık kurulu raporu alınması üzerine karar verilebilir.

 

Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim de kişinin kısıtlanmasını gerektiren hallerdendir. Bu davranışları nedeni ile aile yapılarını bozan, ailesini fakirleştiren kişilerin kısıtlanması mümkündür. Ancak bu nedenlerle hakimin karar verebilmesi için, kısıtlanacak kişiyi dinlemesi şarttır.

Kısıt kararı verilecek hallerden üçüncüsü; özgürlüğü bağlayıcı cezadır. Bir yıl veya daha fazla süreli özgürlüğü bağlayıcı (hapis) cezaya mahkum edilenler kısıtlanır.

Son olarak kişinin kendi isteği ile kısıtlanması mümkündür. Şöyle ki; kişi yaşlılığı, sakatlığı,  deneyimsizlik veya ağır hastalığı sebebi ile işlerini gerektiği gibi yerine getiremiyor ise bunu iddia ve ispat ederek vesayet altına alınmasını isteyebilir. Yine burada da hakimin kısıtlanacak kişiyi dinlemeden karar vermesi mümkün değildir.

 

Kısıtlama Davası Dilekçe Örneği Nedir?

 

Kısıtlama Davasında en önemli süreç; davaya hazırlık aşaması ve dava dilekçesinin yazılmasıdır. Davayı açan taraf işbu dava dilekçesi ile bağlı olacak, iddia ve taleplerini değiştiremeyecektir.

 

Nasıl davanın açılacağı, ne gibi taleplerde bulunulabileceği, hangi delillerin mahkemeye sunulması gerektiği konusunda sadece hukuk eğitimi almış tecrübeli avukatların bilgi sahibi olabileceğini unutmayınız. Bu nedenle kendi durumunuza uygun olarak, tanımanın iptali davası dilekçe örneğinin hazırlanabilmesi için bir avukattan destek almanız önemlidir.

 

Kısıtlama Kararını Hangi Mahkeme Verir?

 

Kısıtlama davası ahkam-ı şahsiye görevi bulunan, hakkında kısıtlama kararı verilecek olan kişinin  yerleşim yeri mahkemesi  özel yetkili Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır.

 

Kısıtlama kararı kesinleşince derhal, kısıtlının yerleşim yeri nüfus idaresi tarafından ilan edilir.

 

Kısıtlama Kararı Nedir?

 

Kısıtlama, kanununda sayılan hallerde ergin kişilerin; maddi ve yaşamsal menfaatlerinin korunması için işlem ehliyetlerinin sınırlanması yönünde Mahkeme tarafından verilen karardır.

Kısıtlanan kişinin men edildiği maddi ve yaşamsal faaliyetleri mahkeme tarafından atanan vesayet makamlarından biri tarafından yapılır.

Bu vesayet makamları ise; vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır.

 

Kısıtlama Kararının Sonuçları?

 

Kısıtlama kararının en önemli sonucu, kısıtlanan kişinin vesayet altına alınarak kendisine vasi atanmasıdır. Vesayet ve vasiliği ilişkin detayları, konu ile ilgili yazımızda bulabilirsiniz.

 

Sulh hukuk hakimliği, yukarıda açıkladığımız düzenlemeler ve ilkeler doğrultusunda gerekli araştırma ve değerlendirmeleri yaparak kişinin kısıtlanıp kısıtlanmayacağı hakkında en kısa süre içerisinde karar verir. Eğer kişinin kısıtlanmasına karar verilecek ise ona bir vasi atar. Kişi böylelikle vesayet altına alınmış olur.

Acil ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, asıl karar verilmeden de derhal gerekli önlemleri alarak kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini tedbiren geçici olarak kaldırabilir ve ona bir temsilci atayabilir.

Kısıtlılık kararı ve nihayetinde vasisi kesinleşince bu durum  kişinin nüfus kaydına işlenir ve ilan edilir.

Kısıtlama ve vasi tayini kararı aynı zamanda atanan vasiye de tebliğ edilir. Vasiliğe atanan kişi, tebliğden itibaren on gün içerisinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. İlgili herkesin vesayet kararını öğrendikleri günden itibaren on gün içerisinde atamanın kanuna aykırı olduğu yönünde itiraz hakkı vardır. Vesayet makamı, vasinin veya ilgililerin itirazlarını haklı görürse yeni bir vasi atama yoluna gider.  İtirazları yerinde görmezse, gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.

 

Kısıtlama Kararının Kaldırılması Mümkün müdür?

 

Elbette bu kararın kaldırılması mümkündür. Ancak kısıtlamaya neden olan durumun ortadan kalkmış olması, haklı bir neden olması ve bunun ispatlanması gerekecektir. Kaldırma talebi de yine kararı veren mahkemeye yapılır.

 

Av. Dicle Arar

Yorum Yap:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.